Nevruz Bayramı, Türk Tarihinin derinliklerinden günümüze ulaşan ve Dünya’da kutlanan en eski bayramlardan biri ve baharın başladığının da müjdecisidir...
Milletleri millet yapan, o milletin değerlerinin en önemlisi o milletin kültürüdür. Kültür, bir milletin tarihi gelişimi içerisinde oluşturduğu tüm maddi ve manevi değerleridir. Bunlar; dil, dini inançlar, örf ve adetler, töre, güzel sanatlar ve edebiyat gibi sosyal değerlerdir. Bu bakımdan milletlerin var oluşunun sebeplerinin başında milli toplumun sosyal dokusunu oluşturan kültür değerleri gelmektedir.
Kültür bir milletin topyekün yaşam tarzıdır. Gelenek ve görenekler, kültürün en önemli göstergeleridir. Dil, edebiyat, sanat, inanç, örf, adet ve gelenekler milletlerin geçmişlerinden gelen değerlerdir. Örf, adetler ve geleneklerin kısa bir zaman dilimi içinde taşındığı toplumlar tarafından beslenmesi, olgunlaştırılması, yaşaması ve yaşatılması gerekir.
Gelenekler; tarihleri kesin olarak tesbit edilemeyen dönemlerden,” Neden, Niçin, Nasıl” soruları sorulmasından; nesilden, nesile, kuşaktan kuşağa geçerek gelmişlerdir. Nevruz veya Ergenekon Bayramı, Türk Milleti’nin bu geleneklerindendir.
Milletlerin oluşumunda; dil, din ve tarih kadar, gelenekleri, örf ve adetleri önemli yer tutar. Hukukun yetersiz olduğu dönemlerde, milletleri örf, adet ve gelenekleri ayakta tutmuştur.
Ulaştığı coğrafyalarda, toplumlar tarafından benzer motifler ve unsurlarla kutlanan Nevruz; bünyesinde birlik, beraberlik, dostluk, kardeşlik ve güzelliklere dair son derece önemli anlamlar barındırmaktadır. İşte bu sebepledir ki; bölücü, yıkıcı ideolojiler, öncelikle o milletin geleneklerini istismar edip ortadan kaldırmaya çalışılmaktadır.
Nevruz Bayramı Türklerde kullanılan On iki Hayvanlı Türk Takvimine göre yılın baş; Miladı takvimin 21 Martına rastlamaktadır. Ayrıca 21 Mart gece ile gündüzün zaman bakımından birbirine eşitlendiği gündür. 21 Mart ve sonrasında Güneş ışınlarının bütün Türk coğrafyasının bulunduğu Kuzey Yarım Küre’ye daha dik acıyla geldiği ilkbaharın ve sonrasında yazında başlangıcıdır. 21 Mart Türklerin kendine ait takvimin başlangıcıdır. İşte Nevruz Bayramı, Türk Milleti’nin en önemli örflerinden birisidir. Ana teması; tabiat, yeniden doğuş, diriliş, üretkenlik, verimlilik ve çoğalma olan Nevruz Bayramı ve geleneği, bugün bütün Türk Dünyasında yüz yıllardır büyük coşkuyla kutlanmaktadır.
Nevruz Bayramının olmazsa olmazlarının başında gelmektedir. “Yedi Levin”in, bolluk, bereketli, aile içinde birlik, beraberlik, yardımlaşma, kaynaşma, zorluklara birlikte göğüs germe şeklinde birçok manası olduğu geleneliğine inanılmaktadır. Eski yılın bütün sıkıntıları, dertler, küskünlükleri, bu bol sofrayla geride bırakılır, yeni bir başlangıç yapılır, yeni ümitlerin yeşermesi sağlanmaya çalışılır…
Nevruz Bayramınız mübarek olsun.
Oktay AKTAŞ