Öğretmenevi’nde düzenlenen toplantıya AK Parti Hakkari İl Başkanı Zeydin Kaya, MHP İl Başkanı Fatih Öztepe, parti mensupları ve sivil toplum temsilcileri katıldı. Sorunları yerinde tespit ederek çözüm üretmeyi ilke edindiklerini belirten Bakan Tekin, “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” süreçlerine dair değerlendirmelerde bulundu.
Sivil Toplumun Desteği Hayati Önem Taşıyor
Ülkenin kritik bir dönemeçten geçtiğini ve sivil toplum kuruluşlarının inisiyatif alması gerektiğini vurgulayan Tekin, “Önümüzdeki süreç de Türkiye’de sivil toplumun en çok sahip çıkması gereken konu başlıklarından bir tanesi açısından çok önemli. Bu ‘Terörsüz Türkiye’ ve ‘Terörsüz Bölge’ başlığıyla kamuoyuna duyurduğumuz süreç, gerçekten Türkiye’de eğer bir sivil toplum örgütü bir inisiyatif alacaksa, bir iş yapacaksa, bir katma değer üretecekse, bu katma değeri üretebileceği en verimli alan. En hayati, en vatana hizmet açısından, ümmete, millete hizmet açısından en kritik hizmetimizi hep beraber yapacağız, sivil toplum örgütleri ve siyaset olarak.” diye konuştu.
Bu Girişimin Başarısızlığa Uğramaması Gerekiyor
Siyaseti millete ve devlete hizmet aracı olarak gördüklerini ifade eden Bakan Tekin, geçmişte toplumsal mutabakatı sabote eden girişimlere işaret etti. Tekin, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Çözüm süreci, Alevi açılımları. Bunlar hükümetin başlattığı ama bu toplumsal barışı istemeyen kişilerin sabotajları ve manipülasyonları yüzünden sürecin istediğimiz şekilde sonuçlanmadığı girişimler bunlar. Ama 7-8 Ekim olayları, Habur olayları, 15 Temmuz, 17-25 Aralık. Tüm bunlar, bu ülkede kardeşlik ikliminin yeniden tesis edilmesini, milli birliğin ve dayanışmanın yeniden tesis edilmesini istemeyen kişilerin yaptıkları sabotajlar. Bunları yaparken içeride çok farklı yapılar birlikte hareket ettiler. Hiç tahmin etmediğiniz isimler bir araya geldiler. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, geçen yıl Türkiye’nin terör sorununu kalıcı şekilde çözmesiyle ilgili açıklamalar yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bahçeli’nin çağrılarına olumlu yanıt veren siyasetçilerle temmuz ayında yasal düzenleme yapıldı. Yaklaşık 50 yılda on binlerce kişinin hayatını kaybettiği bir süreç yaşandı. Çocukların ve gençlerin hayatlarını kaybetmemesi, ülkede kardeş kavgasının yaşanmaması, gençlerin eğitimlerine devam ederek ülkenin kalkınmasına katkı sunması amacıyla bu süreç yürütülüyor.”
Sürecin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini altını çizen Tekin, “Bunu istemeyen birileri var. Bunu hep gördük. Ve bu birileri, şeytanın bile aklına gelmeyecek şeyler yaptılar bugüne kadar. Ve bunu hep sabote ettiler. Bu kez bu sürecin başarısız olmaması lazım. Eğer bu kez de bu süreç başarısız olursa bundan sonra hiçbir siyasetçi bu süreci çözecek bu kadar güçlü bir iradeyi gösteremez. Süreç Meclis ve siyasetçiler tarafından belirli bir aşamaya getirildi. Sivil toplum kuruluşlarının da sürece katkı sunması gerekiyor. Mecliste neredeyse oy birliğine yakın bir çoğunlukla kabul edildi. Her siyasi partiden bu sürece destek olanlar oldu. Şimdi tam kritik bir eşikteyiz. Meclis ve siyasetçilerimiz üstüne düşeni yaptı. Şimdi top bizde. Hepimiz bir seferberlik şuuruyla, heyecanıyla sahaya çıkıp bu sürecin başarılı olması için el birliğiyle çalışmak durumundayız. Bu ülkeye, bu devlete, bu millete bizim bundan daha büyük bir borcumuz yok. Bizim şu andaki en büyük borcumuz bu birlikteliği yeniden inşa etmek.” dedi.
Eğitim Modelinin Temelinde Birlik Şuuru Bulunuyor
Eğitim sisteminde kardeşlik ve ortak dayanışma bağlarını güçlendiren içeriklere odaklandıklarını anlatan Tekin, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’yle milli eğitim müfredatının içine, daha ‘Terörsüz Türkiye’ süreci başlamamıştı. 2024 başında ben dedim ki çocuklara okulda ilk öğretmemiz gereken şey kardeş olduğunuz. Çocuklarımıza milli dayanışma, adalet, merhamet, kardeşlik, bunları çocuklarımıza vererek başlamalıyız dedim. Beni topa tuttular o zaman. Müfredat değişikliklerimizin odağında bu var. Okullarda öğrencilerin birbirlerini ötekileştirmesine neden olabilecek anlayışlar müfredattan çıkarıldı. Çocukların birlikte hareket etmesi, dayanışma ve kardeşlik hukukunun güçlendirilmesine yönelik eğitim anlayışını benimsiyoruz. Hep birlikte dayanışarak, yardımlaşarak, kardeşlik hukukunu inşa ederek bu ülkeyi daha güçlü hale getirebilmek için müfredatımıza da yerleştirmeye çalıştık.” ifadelerini kullandı.
Sivil toplum temsilcilerinin sorumluluk alması gerektiğine dikkat çeken Tekin, “Bu artık bizim üzerimize, yani bu sivil toplum örgütlerinin üzerine farz-ı kifaye olmaktan çıktı, artık bizim için farz-ı ayndır. Eğer bundan sonra başarısız olursa, birileri sabote ederse bizim hatalarımız yüzünden, bizim eksiklerimiz yüzünden, bizim ihmallerimiz yüzünden sabote edilmiş demektir. Ve mahşeri vicdanda hepimiz sorumlu oluruz arkadaşlar. O yüzden Allah rızası için bu sorunu kesin bir biçimde çözecek bir seferberliği hep birlikte yapmalıyız diyorum.” şeklinde konuştu.
Bakan Tekin, Hakkari Öğretmenevi’ndeki buluşmanın ardından helikopterle Şemdinli ve Yüksekova ilçelerine geçti. Bakan Tekin’in her iki ilçede teşkilat binaları, şehit ve gazi aileleri dernekleri ile okul ziyaretleri gerçekleştireceği bildirildi.